NATO Kafa, NATO Mermer: MMO’da Yabancılaşma

Makina Mühendisleri Odası, bu toprakların devrimci, anti-emperyalist ve emekçiden yana olan tarihsel birikiminin önemli temsilcilerinden biridir. Mühendisliği sadece teknik bir uzmanlık alanı değil; toplumun, işçi sınıfının ve barışın safında konumlanan politik bir eylem olarak gören o köklü gelenek, emperyalizme ve onun savaş aygıtlarına karşı her zaman net bir duruş sergilemiştir. Savaşın yıkımına karşı barışı, sömürüye karşı emeği savunmak, odanın tabelasından öte kurumsal genetiğinin temel taşıdır. Ancak bugünkü yönetimlerin sergilediği pratikler, bu tarihsel mirasın ve toplumcu ilkelerin ne kadar uzağına düşüldüğünü, idari bir hantallığın içinde nasıl eritildiğini acı bir şekilde yüzümüze vuruyor.

Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şube tarafından 1 Temmuz’da düzenlenecek olan “NATO Zirvesinin Anlamı ve İç Siyasetteki Yeri” başlıklı etkinliğinin duyurusunda ortaya çıkan absürt tablo, tam olarak bu ideolojik ve idari erozyonun bir vesikası niteliğindedir. (Burada hemen belirtmek gerekir ki; eleştirinin odak noktası kesinlikle etkinliğin son derece yerinde olan konu başlığı veya konuşmacısı değildir.) Emperyalizmin kanlı geçmişini ve savaş çığırtkanlığını masaya yatırmak, üyelerine politik bir bilinç taşımak için yapılan bir söyleşi, odanın dijital sistemine girilirken adeta bir kurumsal şirket içi İK semineri gibi duyurulmuş. “Eğitim Yeri: Sanal Sınıf” gibi soğuk, ruhsuz ve bürokratik etiketlerin arasına sıkıştırılan bu etkinlik, mevcut yönetimin odayı toplumsal muhalefetin merkezinden çıkarıp nasıl bir “teknik kurs merkezine” indirgediğinin açık bir kanıtıdır.

Sistemde özellikle altı çizilen “Eğitim” kavramı, meselenin asıl trajikomik boyutunu oluşturuyor. Savaş karşıtı politik bir bilinci, anti-emperyalist bir analizi alıp “meslek içi eğitim” şablonuna hapsetmek, yönetimin zihniyet dünyasındaki tıkanıklığı ve reflekslerini nasıl kaybettiğini gösteriyor. Üstelik bu politik paneli, sanki bir lütufmuş ya da bir promosyonmuş gibi sistemde “ÜCRETSİZ” ibaresiyle pazarlamak, kamusal ve toplumcu ilkelerle kökten çelişmektedir. Emperyalizme karşı durmak, işçi sınıfının haklarını ve barışı savunmak ne zamandan beri üyeye “ücretsiz sunulan bir eğitim modülü” haline geldi? Siyasi bilinç, odanın web sitesinde sepete eklenip “ücretsiz” kuponuyla onaylanacak bir tüketim nesnesi değildir.

Mevcut MMO İstanbul Şube yönetiminin bu toplumsal yaşamdan uzak, piyasacı kurumsal dile öykünen tarzı, odanın üretemeyen, sahada olmayan, sadece ekran başından kariyer eğitimleri pazarlayan edilgen bir yapıya bürünmesine yol açıyor. Sol ve emek eksenli bir mücadele hattı, dijital şablonların yaşamdan uzak yapay ve hantal yapısına sığdırılamaz. NATO’yu tartışmayı kurumsal bir eğitim seansına indirgeyen bu kafa, aslında odanın o dinamik, sokakta ve fabrikada atan kalbini de bürokrasinin soğuk koridorlarına sıkıştırmaya çalışmaktadır. Bu yönetim pratiği, odayı toplumsal muhalefetin ilerici bir gücü yapmak yerine, sadece üye veri tabanı yöneten mekanik bir yapıya dönüştürüyor.

Karşımızda duran bu format uyuşmazlığı basit bir yazılım ya da sistem kısıtlılığı bahanesiyle geçiştirilemez. Bu durum, tam anlamıyla “NATO kafa NATO mermer” dedirtecek cinsten bir yönetsel vizyonsuzluğun ve kendi ilkelerinden kopuşun dışavurumudur. Makina Mühendisleri Odası, sistemin dayattığı soğuk şablonlara ve kurumsal İK diline sığmayacak kadar ilerici, yurtsever, demokrat ve devrimci bir geçmişe sahiptir. Mevcut yönetimin yapması gereken şey, odanın politik duruşunu dijital kutucuklara uydurmaya çalışmak değil; mühendisliğin toplumcu, anti-emperyalist ve barıştan yana olan o gür sesini yeniden meydanlara ve üretim alanlarına taşımaktır.

Ahmet Gürbüz
Makina Mühendisi

29.06.2026