MMO İSTANBUL ŞUBE’DE, SİYASİ ARKA BAHÇECİLİĞİN VE TASFİYECİLİĞİN ÖZNESİ; SOL PARTİLİLER

Kitle örgütleri, demokratik kitle örgütlenmeleri ve sendikalar; sosyalistler, devrimciler ve ilerici dinamikler için yalnızca konjonktürel birer mücadele alanı değildir. Aksine bu mevziler, memlekette ve dünyada nasıl bir gelecek tahayyül ettiğimizin, eşitlikçi ve özgürlükçü bir iktidar pratiğinin yerelde ve bugünden nasıl inşa edileceğini gösteren en önemli kurucu alanlardır.

Eleştiri, özeleştiri, kolektif denetim ve taban demokrasisi; üyenin edilgen bir unsur değil, kurucu bir özne olduğu mücadelenin yapı taşlarıdır. İnsan, toplumsal mutluluğu ve ortak huzuru merkezine alan bu temel değerlerin karşısındaki en büyük tehdit ve çelişki, “siyasi arka bahçecilik” ve tasfiyeciliktir. Burada altı çizilmesi gereken asıl mesele, örgütlerin toplumsal muhalefet yürütmesi ya da siyaset yapması değildir; asıl yapısal sorun, örgüt iradesinin dar grup çıkarlarına feda edilerek “siyasi arka bahçe” haline getirilmesidir.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi’nde son dönemde yaşanan ve ömrünü bu kavgaya adamış, devrimci ve sosyalistlerin tasfiyesini hedef alan süreç, basit bir “haklılık-haksızlık” ya da teknik bir usul tartışması olarak görülemez. Alınan kararın anti-demokratik biçimi ve içeriğinin yarattığı içler acısı tablo, kendi sığlığı içinde tartışılmaya bile değer değildir. Ancak burada asıl mahkûm edilmesi gereken tehlike; devrimciler, sosyalistler ve demokratlar arasındaki tarihsel dayanışma hukukunu, yoldaşlık kültürünü kökünden kazımaya yeminli bu tasfiyeci zihniyettir. Bu akıl tutulmasının, solun ortak hafızasında ve tarihsel pratiğinde meşru bir karşılığı da örneği de yoktur.

Ben, anti-demokratik yöntemlerle alınan bu kararı kesinlikle tanımıyorum ve bunu örgüt içi demokrasiye yönelik açık bir sabotaj olarak nitelendiriyorum. Bir sosyalist, bir demokrat ve bu odanın emektarı olarak; yürüttüğüm siyasi faaliyetlerimden ve devrimci kimliğimden rahatsız olan sol partililer ve destekçileri tarafından tasfiye edilmek istendiğimi açıkça beyan ediyorum.

Çağrım; tarihe, vicdana ve akla inanarak hareket eden tüm mücadele arkadaşlarınadır:
Bu kuşatma; etrafından dolaşarak geçiştirilecek, önemsizleştirilecek ya da geleneksel reflekslerle “kol kırılır yen içinde kalır” denilerek hasıraltı edilecek bir aşamayı çoktan geçmiştir. Örgüt içi demokrasiyi dinamitleyen sabotajcılar ve tasfiyeciler, tarih ve üye iradesi önünde mutlaka kaybetmelidir.

Zafer Anadolu
2000-2001 eski İstanbul şube yönetim kurulu üyesi
Emek platformu İKK temsilcisi
Çeşitli dönemlerde bülten yayın komisyonu, doğalgaz komisyonu, özelleştirmeye karşı platform üyesi

Not: Sürecin kronolojisi uzun olduğu için yazıya koymadım, Emekçi Demokrat Mühendisler’in sitesindeki yazılarda detayları görebilirsiniz.

Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şube’sindeki tasfiye sürecine dair…