Gökten Üç Elma-s Düştü, Üçü de Boşa: Makina Hangar, Sermaye Sponsorluğu ve MMO İstanbul Şubesi’nin Tasfiye Operasyonu

“Kuraklık uzun sürdü. Ama kökler hâlâ orada. Şimdi onları yeşertme zamanı.”

 Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir

 Gökten düşen elma–slar ve yitirilen bağımsızlık

 Masallarda gökten düşen üç elma; murada ermeyi, dileklerin gerçekleşmesini simgeler. Ancak TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi’nin bünyesinde “düzen kurucu” ve “prestij” projesi olarak parlatılan Makina Hangar’ın sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında, TMMOB ve MMO tarihine —kara bir leke olarak— düşen elmasların hikayesi bambaşka bir sınıfsal ve ideolojik sürüklenişi yüzümüze vurmaktadır.

 En başından belirtelim ki; hiçbir emekçi mühendisin muradı ait olmadıkları bir sınıfın masallarında saklı değildir. Sermayenin sponsorluklarıyla yazılan masallar, mühendislerin proleter olduğugerçeğini örtemez.

 İçinde bulunduğumuz günlerde “Robotik Otomasyon Çözümleri”başlığı altında duyurulan ve küresel sermaye gruplarından Bosch’un “ELMAS SPONSOR” logosuyla süslenen görsel, üyesi olduğumuz Odanın içine itildiği ideolojik ve örgütsel dönüşümün açık bir tescilidir.

 Maalesef gökten üç “elma–s” düşmüştür; fakat üçü de mühendislerin, emekçilerin ve kamusal yararın üzerine değil, sermayenin vitrinine düşmüştür. Çünkü demokratik kitle örgütü niteliğindeki bir meslek odasının dayanması gereken asıl güç yani üyesiyle kurduğu doğrudan, sınıfsal ve demokratik bağ koptukça, ayakta kalabilmek için piyasaya sığınmak, sermayenin fonlarıyla sponsorlu masallar uydurmak, bunları sanal olarak yaşamak ve yaşatmak farz haline gelmektedir.

 Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir’in “Kökler hâlâ orada: Demokratik kitle örgütleri üzerine” başlıklı yazısında net bir şekilde ortaya koyduğu üzere, tarihsel olarak demokratik kitle örgütleri (DKÖ) gücünü piyasa ilişkilerinden, fonlardan ya da tekellerin sponsorluğundan değil; tabanın öz örgütsel katılımından, sınıfsal bilincinden ve kamusal sorumluluğundan alır.

Gamze Yücesan Özdemir’in altını çizdiği üç temel başlık şudur:

 − Örgütün Öznesi: Mühendis yalnızca teknik bir eleman değil; emeğiyle yaşayan, toplumla ve işçi sınıfıyla kader birliği yapan geniş toplumsallığın bir parçası.

− Siyasal Ufuk: Eşitlik, kamusallık, sosyal haklar ve sermayenin karşısında emeğin haklarını tavizsiz savunmak temel ilke.
− Mücadele Biçimi: Hak arama eylemleri, kamusal denetim, mesleki onurun korunması ve fiili/meşru toplumsal mücadele mekanizmaları.

 Sermaye yanlısı, piyasacı zihniyet, meslek örgütlerini bu tarihsel köklerinden kopararak birer “teknik servis”, “danışmanlık şirketi” ya da “şirketlerin kulübü” haline getirmeyi hedeflemektedir. MMO İstanbul Şube Yönetimi, Odayı halkın ve mühendisin haklarını savunan kamusal bir alan olmaktan çıkarıp, şirketlerin girişimcilik ve dijital pazarlama platformuna dönüştüren Makina Hangar uygulamasıyla neoliberal dönüşümün uygulayıcısı haline gelmiştir.

 Neoliberalizm; adeta “yaşayan bir ölü” gibiyken dahi kurumsal yapıları, çalışma ilişkilerini, toplumsal bilinci ve meslek örgütlerinin işleyişini piyasalaştırmaya ve sermaye odaklı dönüştürmeye devam etmektedir. Bu dönüşümün bir parçası olarak mühendislik onurunun sermayeye devri; MMO İstanbul Şubesi yönetiminin doğrudan sorumluluğu ve halkın hizmetine sunulması gereken bir kamusal alan üzerinden Kartal Belediyesi’nin dolaylı sorumluluğu ile MMO Makina Hangar aracılığıyla fütursuzca gerçekleştirilmektedir

 Somut bir örnek olarak, sosyal medya duyurularında yer alan bir görselde “gururla” sergilenen “Elmas Sponsor: Bosch” ibaresi, basit bir sponsorluk anlaşması ya da masum bir finansman kaynağı değildir. Bu, MMO İstanbul Şube Yönetimi’nin hangi sınıfsal safa yerleştiğinin açık bir kanıtıdır.

 Bugün genç mühendisler, mühendislik öğrencileri ve çalışanlar; güvencesizlik, düşük ücretler, işsizlik, mobbing ve ağır çalışma koşulları altında ezilmektedir. Mühendisler, bir işyerinde çalışırken dahi kirasını ödeyemez, mesleki bağımsızlığını koruyamaz hale gelmişken; MMO İstanbul Şube Yönetimi’nin görevi sermayeyle el sıkışmak değil, mühendislerin çalışma koşullarını iyileştirmek ve emekten yana örgütlü mücadeleyi büyütmektir. Oysa Şube Yönetimi, üyelerine yabancılaşarak uluslararası şirketlerin gösteri alanı olan Hangar’ı merkeze koymaktadır.

 Halkın güvenliği, kamusal denetim ilkeleri rafa kaldırılmış; yerine şirketlerin robotik çözümlerinin reklamının yapıldığı, üye örgütlülüğünün ve mesleki birikiminin sermayeye sunulduğu bir yapı inşa edilmiştir. Kamu yararı yerine sermaye gruplarının, şirketlerin çıkarları için Oda kaynakları heba edilmektedir.

 Tam da bu noktada sorulması gereken hayati soru şudur: MMO İstanbul Şube Yönetimi, Emekçi Demokrat Mühendisleri Demokrat Danışma Kurulundan ve Şube Komisyonlarından neden tasfiye etmektedir?

 Bu tasfiye harekâtı idari bir tasarruf veya sıradan bir görüş ayrılığı değildir; Odayı piyasalaştırma projesinin önündeki engelleri temizleme operasyonudur. Nedenleri son derece açıktır:

 − Sermaye odaklı dönüşüme engel olunmasını önlemek: Emekçi Demokrat Mühendisler, Odanın sermayenin/dev şirketlerin sponsorluğuna teslim edilmesine, Makina Hangar gibi piyasacı projelere ve Odanın şirketleştirilmesine açıkça itiraz etmektedir. Şube Yönetimi, izlediği sermaye yanlısı hat karşısında sınıfsal ve kamucu bir eleştiri duymak istemediği için muhalif sesleri tasfiye etmektedir.

 − Demokratik kitle örgütünü ve kolektif aklı yok etmek: Geçmişin mirası olan ve büyük emeklerle oluşturulan Demokrat Danışma Kurulları ve komisyonlar, üyelerin kararlara katıldığı, politik hatların tartışıldığı ve kolektif aklın üretildiği organlardır. Oysa “sponsorlu yaşamı” benimseyen ve şirket mantığıyla hareket eden bir yönetim, şeffaf ve tabana dayalı demokratik bir yapıyı tehdit olarak görür. Komisyonların içinin boşaltılması, karar süreçlerinin olduğundan daha fazla bürokratikleştirilmesinin bir sonucudur.

 − Emekçi ve işsiz mühendislerin gerçek gündeminin konuşulmasını engellemek: Emekçi Demokrat Mühendisler, Odanın ana gündeminin şirket tanıtımları değil; gün geçtikçe yoksullaşan teknik elemanların hak kayıpları ve iş güvencesi mücadelesi olması gerektiğini vurgulamaktadır. Şube Yönetimi ise sermaye ile kurduğu tatlı ilişkilerin bozulmaması için sınıfsal çelişkilerin konuşulmasını engelleyecek tasfiyelere başvurmaktadır.

Kökler hâla oradadır, mücadele büyüyecektir!

 Prof.Dr. Gamze Yücesan Özdemir’in vurguladığı gibi:

“Bir insan tek başına işini kaybetmekten korkar, bin insan yan yana geldiğinde iş güvencesini talep eder. Bir insan kirasını nasıl ödeyeceğini düşünür, binlercesi yan yana geldiğinde barınma hakkını konuşmaya başlar. Sınıf “benim derdim” denilen şeyin “bizim derdimiz” haline geldiği yerde kurulur.“

 MMO İstanbul Şubesi’ni şirketlerin reklam panosu haline getirenler, üyeyle bağı koptukça elma–s sponsorların gölgesine sığınanlar unutmamalıdır ki: TMMOB’nin ve MakinaMühendisleri Odası’nın tarihsel kökleri, sermayenin fonlarına değil; 1970’lerden bugüne uzanan devrimci, yurtsever, kamucu ve emekçi mühendislerin geleneğine ve mücadeleci anlayışına dayanmaktadır.

 Gökten düşen “elma–slar” piyasacı yönetimin elinde kalabilir. Ancak Odayı yeniden mühendislerin ve halkın Odası yapmak; tasfiye edilmek istenen emekçi mühendislerin, proleterleşen binlerce genç mühendisle yan yana gelerek köklerinden aldığı güçle mücadeleyi büyütmesine bağlıdır. Kuraklık uzun sürmüş olabilir; ama kökler hâlâ oradadır ve o kökleri yeniden yeşertme zamanıdır!

13.08.2026

Bülent ÖNTAŞ

 Makina Mühendisi

İ.Ü. Gazetecilik 4. Sınıf Öğrencisi 

Mehmet Faruk SEVİM

Uçak Mühendisi

 

 Kaynaklar:

• Prof.Dr. Gamze Yücesan Özdemir’in “Kökler hâlâ orada: Demokratik kitle örgütleri üzerine” başlıklı makalesi, 9 Ağustos 2026 https://haber.sol.org.tr/yazarlar/gamze-yucesan-ozdemir/kokler-hala-orada-demokratik-kitle-orgutleri-uzerine-412620
• Makina Hangar web adresi, https://makinahangar.com/
• TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetmelikleri, https://www.mmo.org.tr/merkez/yonetmelikler
• TMMOB Makina Mühendisleri Odası Çalışma İlkeleri, https://www.mmo.org.tr/merkez/calisma-ilkeleri